Akupunktur uzm. ve Uzm.Dr.Baki Dökme Türk Yurtlarını gezdi ve yazdı

Ekim 2, 2016, 10:10 pm 1.886 izlenme

KAZAKİSTAN’DAYIZ

Rafael bir melek ismiymiş. Sanırım İsrafil olsa gerek.
Kırgızistan sınır polisi bize Kazakistan tarafına geçme izni verince o tarafa yöneldik. Yürüyerek oradaki küçük gölün kenarından geçerek Kazakistan sınırına geldik. Göl Kırgızistan’a a aitmiş.
Kazakistan polisi bize bir kâğıt doldurttu. Rafael, bu kâğıdı yitirmeyin, dönerken göstereceksiniz diye tembihledi.
Kazakistan sınır polisi de pasaportlarımızı damgalayınca kendimizi Kazakistan’da bulduk.
Almaata’ya gitmek üzere Rafael bir taksiyle anlaştı. Bize de geldi, “10.000,-Teñge istiyor” dedi. Kaç Lira eder diye sorduk; şu kadar dedi. Onu da aşağıdaki dönüştürücüyle hesaplayabilirsiniz:
http://tr.coinmill.com/KZT_TRY.html#TRY=1
Bugünkü değerine bakınca TL’nin azıcık değer kaybettiğini görüyoruz.
O günkü değere göre hesaplayalım.
10.000:112=89,-TL
89,-TL ile yaklaşık 3 saat yol gittik.
Aslında taksi dolmuş fiyatı, kişi başına 2.500 Teñge imiş. Bir kişi öne 3 kişi arkaya otururmuş. Yabancı birisini yanımıza alsaymışız 7.500,- Teñge ödeyecekmişmişiz. Ancak, bu durumda sıkışık bir şekilde gidecektik. Böyle olduğu daha iyi oldu.
Taksi sürücüsü Ahıska Türklerinden Ali Bey’di. Ali Bey hoşsohbet birisiydi. Bildiğiniz gibi; Ahıska Türkleri Türkiye Türkçesi konuşur.
Yolda giderken kendimizi Konya ovasında sandık.
Kaçıncı kilometre olduğunu bilemediğimiz bir yerde dinlenme yeri vardı. Orayı Batmanlılar işletiyormuş. Biraz dinlendik. Daha sonra yeniden yola çıktık.
Ahıskalı Ali Bey bizi Almaata’da/Almatı’da indirdi. Kal sağlıcakla demeyi unuıtarak çekti, vardı gitti.
Taksinden indiğimiz yerin adı Sayran imiş. Sayran’ın adı Sayram’a yakın ama ikisi farklı yerler. Sayran Almatı’nın içi, Sayram ise Şımkent’e/Çimkent’e bağlı bir kasaba.
Sayran’da bir büfeden telefonumuza birer sim kartı alıp taktık. “Kaça?” diye sorarsanız, söyleyemem, unuttum. Ancak çok ucuz olduğunu söyleyebilirim. Sim kartlarını Kırgızistan’da pasaportlarımızı göstererek bir yere kaydettirmiştik. Kazakistan’da pasaport göstermeden Sabri yeğenimin eşi telefonla açtırıverdi sağolsun.
Sayran’ndan bir taksiyle/yoldan çevrilen bir arabayla Sabri Belli yeğ*enimin evine gittik. Ödediğimiz para 600 Teñge idi yanlış hatırlamıyorsam. 600 Teñgeyi 112’ye bölersek kaç Lira olduğunu bulabiliriz.
600: 112=5.35 TL
Sabri Bey, kabaca 100 Teñgeyi, 1 TL olarak hesaplıyordu. Ona göre hesapladığımızda yaklaşık 6,-Türk Lirası taksi parası vermiş olduğumuzu buluruz.
Sabri yeğenimin evinde öğle yemeği yedik. Sağolsun bize şaşlık denilen şiş kebabından hazırladı. Önce kımız, ardından şubat içtik. Kımız at sütünden, şubat deve sütünden hazırlanıyor.
Daha sonra Sabri Bey’in bize tutuverdiği eve geçtik. 4 gece o evde kaldık. “Kirası kaça?” derseniz bilmediğimi söylerim. Çünkü ev kirasını Sabri yeğenim verdi. Evin penceresi Täñir Taw/Täñir Tav/Tañrı Dağı denilen dağın bu yöredeki adı olan Alataw/Alatav/Aladağ yüzüne bakıyordu.
Sabri Bey bize Almatı’da gezilmesi gereken yerleri gezdirdi. Altın elbiseli adamı gördük. Tañrı dağının neredeyse doruğuna kadar çıktık. Yüksekliğin 4200 m olduğunu söyledi Sabri yeğenim.
Aladağ’ın buradaki doruğuna teleferik ile çıkılıyor. O gün arife idi. Teleferikler bir yere kadar ücretsizdi. Bu yüzden de kalabalıktı oralar. Daha sonra ücret ödenerek doruğa yakın yere kadar gittik. Buranın fotoğraflarını yayınlamıştım. Gerekirse gene yayınlarım. Olduğumuz bölge Doğu Türkistan ile Kırgızistan sınırlarının olduğu yerlere yakın idi.
Âdem Ata Cennet’ten yeryüzüne ateş şeklinde döne döne indiğinde, Tañrı dağının bir bölgesinde, dağın eteğine konmuş. Biz bu inilen yeri, çıktığımız doruk olarak kabul edip ruhuna Fatiha okuduk. Havva anamız ise gene aynı şekilde ateş şeklinde, döne döne Hicaz’a inmiş. Geçen yıl bu zamanlar Hacca gitmiştik. Orada Arafat’ta bekleyerek Âdem Ata’yla, Havva anamızın buluşmalarını yaşamıştık. Tañrı Dağı’na çıkmakla da haccımızın 2. Kısmını tamamlamış olduk. Bir de Kudüs’ü/Kutsal şehri görürsek haccımız tam olarak tamamlanmış olacak. Kısmet bakalım.
Geçen sene kurbanı Mekke’de kesmiştik/vekâlet verip kestirmiştik. Bu yıl ise Almatı’da kestirdik. Fiyatı 18.000 Teñge idi. 18.000’i 112’ye bölerseniz Türk Lirası karşılığını bulabilirsiniz.
Kazakistan’da bayram tatili bir gün imiş. Ertesi gün Sabri Bey, oğulluğu Dastan’ı yabacılar şubesine gönderdi. Dastan’ın bizi oraya kaydettirmesi gerekiyordu. Yaptıramamış.
Kazakistan’a girerken vize yok ama böyle bir uygulama varmış. Onu da biz bilmiyorduk. Çimkent’te yaptırırsınız dediler.
Burada gezilecek yerleri gezdikten sonra 15 Eylül Çarşamba günü, Sabri yeğenimin aldığı biletle Çimkent’e uçtuk.
Sabri Bey tam bir Türk konukseverliğiyle bizleri ağırladı; sağolsun, varolsun.
Çimkent’te bizi Halepli Mahmut As Bey karşıladı.

Devamı var

YENİ HABERLER

YORUMLAR

Henüz hiç yorum yapılmamış.

KÖŞE YAZILARI

Güney Türkistan yardım bekliyor

ERHAN ÖZTUNÇ

COVİD 19 NEDİR?,NE DEĞİLDİR?

DR.İRFAN SUMRU

Mutlu yorgunluklar ve Yürek dolusu Teşekkürler..

ERHAN ÖZTUNÇ

BENZER HABERLER