Bir Milattır 12 Eylül

Eylül 12, 2018, 11:55 pm 526 izlenme

Bu yazı 12 Eylüllerde Vatana siper olmaya giderken, yolu darağacına düşen güzel milletimin evlatlarına adanmıştır. Ruhları şadolsun….

Bir Milattır 12 Eylül ve bir teslimiyettir..

Küresel sermaye ye teslimiyet..

Türkiye Neoliberal ekonomi ile 1980 li yılların başında, 12 Eylül darbesi sonrası tanıştı.

Türkiye’de 24 Ocak 1980 kararlarıyla uygulanmaya başlanan Neo Liberal politikaların yerleşmesi, halkın tepkisinin önlenmesi için gerçekleştirilmiştir 12 Eylül 1980 darbesi.

Neoliberal politikalar’ın uygulanmaya başlanmasının öncesinde, (1961 -1980 yılları arasında) Türkiye “planlı kalkınma dönemi” diye isimlendirebileceğimiz kapalı bir ekonomik sisteme sahipti. Bu dönemde temel politika ülkenin kendi kendisine yeterli hale gelmesi, her türlü ürünün içeride üretilmesi, dışarıdan ithal edilen ürünler yerine içeride muadil ürünler üretilmesine, yani “ithal ikameci” bir ekonomik yapıya sahipti. Bu nedenle, yerli ekonomi yüksek gümrük duvarları ve tarife sistemleriyle korunuyordu.

1980’de uygulamaya konulan Neo liberal politikalar, sanayileşme sürecini henüz tamamlamamış olan Türkiye’yi, gelişmiş ekonomilerin ürünleri ile rekabete zorluyor, henüz hazır olmadığı halde, ülke ekonomisini küresel ekonomik sisteme açılmaya zorluyordu. 1980-88 arasında başlayan serbest dış ticaret uygulamaları, 1989 sonrasında finansal serbestleşme süreci ile devam etmiş ve Türkiye küresel piyasalara entegre olmaya zorlanmıştı.

1980 sonrası ekonomi dış ticaret ağırlıklı büyüme modeline geçtiği için, iç talep sınırlandırılmak istenmiş ve böylece çalışan nüfusun satın alma gücü düşürülmüştür. Bu süreçte halkın tepkisini önlemek için ise askeri darbe kullanılmıştır.

Böylece ülke savunmasız bir şekilde küreselleşme sürecine girmiştir.

Bir ekonomik model olarak Neo liberalizm’i pazarlayanlar; işsizliği düşürmeyi, büyümeyi sağlamayı ve refahı arttırmayı vaat ediyorlardı.

Oysa; 38 yıl sonra 2018 de

1- Yabancı sermaye girişlerinin işsizliği azaltamamış, tam tersine arttırarak tarihi zirveleri zorlamıştır. 2008 de işsizlik oranı dünya zirvelerinde idi, bugün de hala çift haneli rakamlarla telaffuz edilmektedir. Yabancı şirketler işsizliği azaltmak yerine arttırmışlar, özellikle tarım kesimini iflasa zorlamışlardır.

2- Gelir dağılımı adaletsizliği arttı, nüfusun %1i artık daha zengin, geri kalanı ise eh işte…biliyorsunuz .

3-Son yıllarda İnşaat sektörüne yapılan yatırımlar ile suni bir refah artışı sağlandı, bu büyüme özel sektör ve hane halkının borçlandırılarak finanse edildi. Bugün Cumhuriyet tarihinde hiç olmadığımız kadar borçluyuz ve bu borçluluk oranı yüzünden faizler tekrar %25lere çıktı, konut sektörü darda, 2019 resesyon, hatta stagflasyon yılı..

4-Neoliberalizm Türkiye den Batı ülkelerine servet transferine neden oldu. 1988-89, 1991, 1994, 1998-99, 2001 ve son olarak 2008 krizleri ile ülkeden çıkan para nın toplam miktarını hesaplamak lazım. Sadece 2001 krizi bize 60 milyar dolara maloldu.

12 Eylül bilançomuz ise şöyleydi;

650 bin kişi gözaltına alındı, 210 bin davada 230 bin kişi yargılandı, 7 bin kişi için idam cezası istendi.

517 kişiye idam cezası verildi, Haklarında idam cezası verilenlerden 49’u asıldı, 98 bin kişi yargılandı.

30 bin kişi işten atıldı, 300 kişi kuşkulu bir şekilde öldü, 71 kişinin “işkenceden öldüğü” belgelendi, 299 kişi cezaevlerinde hayatını kaybetti, 95 kişi “çatışmada” öldü, 73 kişiye “doğal ölüm raporu” verildi, 43 kişinin “intihar ettiği” bildirildi.

Yani 12 Eylül darbesi milletin canını almakla kalmadı, sonraki 38 yıl boyunca yaratılan suni krizlerle 200 milyar dolar civarında servetini aldı. Daha 60 milyar dolara yakın özelleştirmeleri hesaplamadık bile…

Vatana göğsünü siper edenler secde de kafalarına vurulan dipçik darbeleri ile şehadete yürüyenler, bugün biliyoruz ki, 12 Eylül emri NATO üzerinden Küresel sermaye nin üst aklı, Rockefeller’ın danışmanı Z. Brzezinski tarafından veriliyordu. (Kaynak: Grand Chessboard)

Neoliberal politikalar’ın 1980 lerden bu yana ülkelerin ekonomik büyümesini yavaşlattığı, gelir dağılımı adaletsizliklere neden olduğu belgelenmiştir. ( Kaynak: Johnston, 2005)

Neo Liberalizm’in küresel ölçekte gücün ve servetin küresel elitlerin elinde toplanmasını amaçlayan bir egemenlik projesi olduğunu ifade edilir. (Kaynak:McCartney 2004, ve Shaik, 2005: 42)

Bu millete 12 Eylül travması servetini çalmak, ekonomisini kontrol etmek ve halkını ucuz işçi olarak çalıştırabilmek için yaşatılmıştır.

BENZER KÖŞE YAZILARI

YORUMLAR

Henüz hiç yorum yapılmamış.

DİĞER YAZILARI

Bir Milattır 12 Eylül

Eylül 12, 2018

DİYABET (ŞEKER) HASTALIĞI NEDİR ? TANI VE TEDAVİ YÖNTEMLERİ

ŞEKER HASTALIĞI(DİABETES MELLİTUS) NEDİR?NASIL TEDAVİ EDİLİR? Şeker Hastalığı Diyabet halk arasında bildiğimiz adıyla şeker hastalığı,...

Ekim 28, 2018

Nereden…nereye….

Türkiye’ye Rehin Verilen Fransız Donanması Bu emsalsiz rehin Kanunî devrindedir ve 1553 yılı 1 Şubat...

Ekim 16, 2018

Şarbon nedir? Nasıl bulaşır? Belirtileri ve tedavisi

Şarbon, ( antraks ) toprakta bulunan bir bakterinin neden olduğu ve otçul hayvanlardan insana bulaşan ciddi...

Eylül 14, 2018

MİGREN NEDİR? NASIL TEDAVİ EDİLİR?

Değerli okuyucularım.Sizlerle birlikte olduğum için çok mutluyum.Haberhan dergisinin çok değerli yöneticilerine sizlerle buluşmamı sağladıkları için...

Eylül 7, 2018

İDLİP te ARMAGEDDON, TÜRKİYE de DOLARGEDDON

Bundan birkaç ay önce İngiltere, Esad ın kimyasal saldırıda bulunduğu iddiası ile Suriye ye roket...

Eylül 6, 2018