MEB Müsteşarı: Ders saati ve sayısı azaltılacak

Nisan 13, 2016, 8:48 am 1.334 izlenme

4+4+4 eğitim modeliyle ilgili açıklamalarda bulunan MEB Müsteşarı Yusuf Tekin, derslerin içeriği, saati ve sayısı ile ilgili öğrencilerin yükünü hafifletecek düzenlemeler yapılacağını söyledi. Öğrencilerin, dershane baskısından kurtularak ilk sınav tecrübelerini yaşadıklarını belirten Tekin, YGS ve TEOG netlerini yükselterek başarılı olduklarını belirtti.
Milli Eğitim Bakanlığı (MEB) Müsteşarı Yusuf Tekin, bakanlığın 4+4+4 eğitim sisteminden vazgeçilmesine veya farklı bir model getirilmesine dair hiçbir politikası bulunmadığını belirterek “Bu, kararlılıkla devam ettirilecektir” dedi. Tekin, 4 4 4 sisteminin Resmi Gazete’de yayımlanmasının 4’üncü yılını doldurması dolayısıyla değerlendirmelerde bulundu.
Türkiye’de 28 Şubat sürecinin dayattığı zihniyetin terk edilmesinin ardından 4 4 4 sisteminin hayata geçirildiğini belirten Tekin, sistemin Türkiye’nin normalleşme sürecinin bir parçası olduğunu ifade etti.Sistemin 4 yılına ilişkin önemli sonuçlar elde edildiğini anlatan Tekin, “4 4 4 sayesinde okullaşma oranı nihayet Avrupa ortalamalarına doğru seyrediyor. Kanun yürürlüğe girdiği zaman Avrupa ülkelerinde ortalama 10 yıl eğitim söz konusuydu. Türkiye’deki bir çocuk ortalama 6,1 yıl eğitim kurumlarımızda bulunmaktaydı. 4 4 4 sonrası Avrupa Birliği rakamlarına yaklaşma eğiliminde. Türkiye’de ortalama okullaşma oranının yüzde 90’lara yaklaştığı görülüyor.” diye konuştu.
Yeni sistem kız çocuklarını okullara yöneltti
Okul öncesi eğitimde okullaşma oranının düştüğüne yönelik iddiaların doğru olmadığını aktaran Tekin, “Okul öncesi artı zorunlu 12 yıllık eğitimle birlikte Türkiye’de 4 4 4 çok sağlıklı sonuçlar elde eden bir süreç halini aldı.” dedi. Tekin, 4 4 4 sisteminin, çocukluğun her döneminin ayrı ayrı değerlendirildiği, yetenek ve ilgi düzeylerine göre eğitim kurumlarına yönlendirildiği bir süreç olduğunu kaydetti.
“Kız çocuklarının okullaşma oranı 4 4 4 sistemiyle yükseldi” diyen Tekin, kız çocuklarındaki okullaşma oranının erkek öğrencilerle aynı seviyelere geldiğini vurguladı.
Öğrenciler dershane baskısından kurtuldu
Dersanelerin özel okullara dönüşüm sürecine değinen Tekin, yaptıkları çalışmalarla okulların ve öğretmenin merkeze alındığını, 8’inci sınıftaki bir öğrencinin ilave bir eğitim sürecine ihtiyaç duymadan ortaöğretim ve yükseköğretim sınavlarına hazırlanabildiğini söyledi.
Tekin, derslerin Bakanlığın ücretsiz düzenlediği takviye kurslarıyla desteklendiğini aktardı.Temel eğitimden orta öğretime geçiş süreci (TEOG) kapsamında yapılan merkezi ortak sınavlar sonrasında öğrenci ve öğretmenlere yönelik saha araştırmaları yaptıklarını anlatan Tekin, her soruda yüzde 90’ın üzerinde memnuniyet olduğu sonucuna ulaşıldığını söyledi.
Tekin, “Öğrenciler streslerinin azaldığını, okulunda sınava girdiği için daha iyi hazırlandığını, öğretmenler de artık ikinci sınıf öğretmen muamelesi görmekten ve dershanelerdeki öğretmenlerle kıyaslanmaktan kurtulduklarını ve daha faydalı olduklarını söylüyorlar.” dedi.
YGS’de öğrencilerin başarısı 4 net arttı
“Son yapılan YGS’de her bir testte öğrencilerin verdiği doğru cevaplar ve netler üzerinden bakıldığında ortalama 4’er soru arttığını görüyoruz.” diyen Tekin, bunun önemli bir gösterge olduğunu belirtti. Tekin, “üniversite sınavlarında müfredatın dikkate alınmadığı, dershanelerdeki müfredattan soru çıktığı”na ilişkin yanlış algı bulunduğunu, bunu ortadan kaldıracak tedbirlerin ÖSYM ile birlikte alındığını ve her bir sorunun müfredattaki karşılıklarının tespit edilerek hazırlandığını hatırlattı.
Tekin, ÖSYM’nin soru hazırlama ekibinde öğretmenlerin de yer aldığını söyledi.
Çocukların omzundaki ağır yük kalkacak
Tekin, ilgili genel müdürlüklerin kendi bünyesindeki okulların müfredat analizlerini yaptığını söyledi. Bu çalışmaların ardından müfredatta yapılacak yenileme sürecine ilişkin çalıştaylara başlanacağını bildiren Tekin, ardından Talim ve Terbiye Kurulu’nun onayına sunularak yürürlüğe konulacağını belirtti.
Müfredat çalışmalarında kabaca üç önemli hususun bulunacağını dile getiren Tekin, “Bir tanesi, haftalık ders saatlerinin çok fazla olduğunu hepimiz eleştiriyoruz. İkincisi ders sayısı itibarıyla bir yığılma var. Üçüncüsü de derslerin içerikleri çok ağır. Dolayısıyla çocuklarımıza elinde çok hacimli ders kitapları vermek durumundayız. Bu üç eleştiriyi ortadan kaldıracak yeni bir müfredat süreci ortaya çıkacak. Çalıştaylar neticesinde ortaya çıkacak tablo Sayın Bakanımıza arz edilecek ve talimatları doğrultusunda gerekli adımları atacağız.” ifadelerini kullandı.
Fatih Terim’in koordinesinde Futbol Lisesi
Hükümetin eylem planında yer alan “mesleki ve teknik eğitimin güçlendirilmesi” konusuna çok önem verdiklerinin altını çizen Tekin, bunun için TOBB ve diğer sivil toplum kuruluşlarıyla görüşmeler yaptıklarını aktardı.
Tekin, “Orada bir revizyon çalışması olacak. Sektörün ihtiyaçlarını karşılayan, öğrencilerin yeteneklerine göre eğitim aldığı yeni mesleki yapılar ortaya çıksın arzu ediyoruz. Bu okullardaki eğitim sürecinin farklı şekilde belirlendiği ve sektörün ihtiyaçlarına göre şekillendiği bir süreç olacak.” diye konuştu.
Türkiye Futbol Federasyonu ile ortaklaşa düzenlenen ve Fatih Terim’in koordine ettiği Futbol Lisesi modeline değinen Tekin, şunları söyledi:
“Diğer konularda da benzeri adımlar atacağız. Meslek lisesinin akademik derslerini biz, kalan kısımlardaki mesleki dersleri de sektörün yönlendireceği bir sistem oluşturmak istiyoruz. Bununla ilgili uzun zamandır çalışmalarımız devam ediyor. Güzel sanatlar liselerinin de her bir güzel sanat dalıyla ilgili mesleklerinde yetkin olan kişiler tarafından eğitim verilen bir projeksiyona kavuşmasını arzu ediyoruz.”
Öğretmen Akademisi’nin yasal hazırlığı sürüyor
Müsteşar Tekin, bu yılın şubat ayında atanan 30 bin öğretmenle birlikte farklı bir aday öğretmenlik sistemini hayata geçirdiklerine işaret etti. Tekin, Öğretmen Akademisi kurulmasına yönelik çalışmalarına ilişkin şu bilgileri aktardı:
“Öğretmen Akademisi’nin kurumsallaşması için yasal bir düzenlemenin olması gerekiyor. Bu yasal düzenlemenin hazırlıkları sürüyor. Üniversitelerdeki eğitimi, belli bilim dalında öğrencilere yetkinlik kazandırılan bir süreç olarak görüyoruz. Tıpkı Adalet Akademisi gibi benzeri yapılar var. Biz de bilimsel anlamda yetkin, belli bilim alanlarında kendilerini yetiştirmiş, belli sınav sürecini geçmiş adayların öğretmen misyonu kazanması, MEB’in yapısını tanıması ve o unvana sahip olabilmesi için gerekli eğitim sürecinin tamamını koordine eden, planlayan bir yapı olarak Öğretmen Akademisini kurumsallaştıracağız.”

YENİ HABERLER

YORUMLAR

Henüz hiç yorum yapılmamış.

KÖŞE YAZILARI

Oldu da bitti maşallah, hayırlı olur inşallah…

ÖMER ÇAĞATAY TOPUZOĞLU

Uçuruma Sürüklenen Türkiye  

NURHAN TOGUÇ

Bende beğenmiyorum bunları

RECEP ŞÜKRÜ APUHAN

BENZER HABERLER