Şarbon nedir? Nasıl bulaşır? Belirtileri ve tedavisi

Eylül 14, 2018, 3:29 pm 1.355 izlenme

Şarbon, ( antraks ) toprakta bulunan bir bakterinin neden olduğu ve otçul hayvanlardan insana bulaşan ciddi bir hastalıktır. Daha çok sığır, koyun ve keçi gibi hayvanları etkiler. Ancak hasta hayvanlara ve ürünlerine temas eden insanlara da bulaşır, kısa süre içinde teşhis edilip tedavi edilmez ise ölümcül olabilir. Hastalığın insanlardaki seyri şarbon mikrobunun vücuda nasıl girdiğine bağlı olarak değişir. Şarbon bakterisi deri, akciğerler veya sindirim sistemi yoluyla bulaşabilir. Belirtileri hastalığın bulaşma şekline göre değişir; cilt yaraları ve kara çıban, kusma veya şok görülebilir. Şarbonu önleyen aşı vardır ancak yüksek risk grubunda olan kişilere yapılır. Şarbon bakterisi biyolojik silah olarak kullanılabilmektedir.

Şarbonun ilk aşısı 1881 yılında Pasteur tarafından üretilmiştir. Şarbona neden olan Bacillus antracis bakterisi çok dayanıklıdır ve rutin(her zaman yapılan,alışkanlık haline gelen) kullanılan dezenfektanlara dirençlidir. Hastalığa, hasta hayvan ile temas, hastalıklı etleri yemek ya da şarbon sporlarını solumak neden olur. Hastaların %95’inde deri şarbonu görülür. Deri şarbonuna halk arasında kara çıban da denilir. Şarbonlu etlerin yenilmesi ile bağırsak şarbonu oluşur; ölüm oranı yüksektir.

Şarbon nedir?

Şarbon, bacillus anthracis olarak bilinen gram-pozitif, bakterilerin neden olduğu ölümcül bir enfeksiyon hastalığıdır. Bakteriler toprakta doğal olarak bulunur ve özellikle inek, koyun gibi otçul hayvanları etkiler. Şarbon bakterisi insanlara enfekte hayvanlar veya onların ürünleri (et, süt vb) ile temas sonucunda bulaşır. Şarbon bakterisi çok dayanıklıdır, 140 °C derece gibi yüksek sıcaklıkta bile 30 dakika bekledikten sonra ölür, toprak ve suda 60 yıl boyunca canlı kalabilir. Nadir görülen bir hastalıktır ama tedavi edilemez ise ölümcül olabilir.

Biyolojik silah yapımında en çok kullanılan bakterilerden biridir ve solunum yoluyla alındığında hızla ölüme yol açar. Yaygın olarak Güney Amerika, Afrika ve Asya’daki tarım alanlarında görülür. Türkiye’de de kontrolsüz hayvan ithali nedeniyle görülmektedir.

Şarbon neden olur, nasıl bulaşır?

Şarbon insandan insana soğuk algınlığı veya grip gibi bulaşmaz, deriden temas ile bulaşabilir. Şarbon hastalığına neden olan bacillus anthracis oksijenli solunum yapan, hareketsiz ve sporla çoğalan bir bakteri cinsidir. Sporlar dış ortamlara, kuruluğa, soğuğa ve ultraviyole ışınlarına ve kimyasal dezenfektanlara oldukça dayanıklıdır.

İnsanlara genellikle hasta hayvanlar ve onların ürünlerine dokunarak, soluyarak ve sindirerek dolaylı veya doğrudan temas yoluyla bulaşabilir. Vücuda girdiğinde  kısa süre sonra aktive olarak çoğalarak ağır hastalığa neden olur.

Şarbon türleri

Deri şarbonu

Ciltte kesik veya açık yaralara sahip insanlar enfekte hayvanlara temas ettiğinde gelişir. En yaygın görülen şarbon şeklidir ve en az tehlikeli olandır. Özellikle el, kol, yüz ve boyun gibi açıkta kalan bölgelerde sık görülür. Bakterinin deri içinde depolanmasıyla ciltte kabarcık oluşumu arasında geçen süre genellikle 2-3 gündür.

Kabarcık ilk aşamada böcek ısırığına benzer ve kaşıntı yapar. Bakterinin aktifleşmesi ile toksin(kimi canlı organizmada görülen zehir) üretimi başlar. Üretim sonucunda kabarcıkların etrafında ödem(yangısız şişlik) oluşur. Kabarcık genişleyerek ortasından çöker ve sıvı ile dolar. Daha sonra kuruyarak kara çıban görünümü alır.

Özellikle yüz ve göz kapağındaki skarlar(izler) için cerrahi işlem gerekebilir. Ciddi hastalıkta lezyon özellikle göz çevresi, yüz, boyun ve göğüs üst bölümünde ise aşırı ödem ile seyredebilir. Bu durum malign (kötü huylu) ödem olarak adlandırılır.

 

Halk arasında kara çıban olarak bilinen deri şarbonu bazen solunumu etkileyecek kadar ciddi olabilir. Hastaların yalnızca %50’sinde ateş, halsizlik ve lökositoz(kandaki beyaz küre ya da diğer isimleriyle akyuvar, lökosit sayısının normal değerlerin üzerine çıkmasıdır)  bulunur. Tedavi edilmeyen deri şarbonunda ölüm oranı %10-20 civarındadır.

Akciğer şarbonu

Nadiren görülür ama şarbonun en ölümcül şeklidir. Bakteriler nefes yoluyla bulaşır ve akciğere yerleşir. Hastalığın bu formu kontamine(bulaşma) kıl, yün ve diğer hayvan ürünleri ile ilişkili endüstriyel hastalık şeklinde oluşur ya da bioterörizm ile ilişkili olabilir. Enfeksiyon genellikle bakteriye maruz kalındıktan bir hafta sonra gelişir, ancak 2 aya kadar sürebilir. Erken fark edilip tedavi edilmezse hastalığın ilerleyen aşamalarında hasta komaya girerek ölür.

Sindirim sistemi şarbonu

Şarbonlu hasta hayvanların ürünleri yenildiğinde ya da içildiğinde sindirim sistemindeki mukoza(iç organları kaplayan koruyucu doku) tabakasında şarbon lezyonları oluşur. Bakteriler ağızdan bağırsağa kadar herhangi bir bölgede tahribata yol açsa da genellikle ağız-yutak boşluğunda ve bağırsaklarda daha etkindir. Kanama ve asite neden olabilir.

Erken dönemde; bulantı, kusma iştahsızlık, asteni(uzun süren yorgunluk), hafif diyare(ishal) ve ateş gibi belirtileri olabilir. Bu nedenle erken dönemde tanı güçtür. Enfeksiyon genellikle mikroplu gıdaların tüketilmesinden 1-7 gün sonra gelişir. Erken teşhis edilmezse ölümcül olabilir.

Şarbon Menenjiti

Deri, akciğer veya bağırsaktaki bakteriyel enfeksiyon ilerleyip beyine sıçradığında görülür. Hastalığın ciddi ve nadir görülen bir şeklidir.

  • Şarbon Sepsisi (kan zehirlenmesi):Enfeksiyon ilerleyip kana karıştığında görülür. Bu da hastalığın ciddi ve nadir görülen bir şeklidir. Diğer kan zehirlenmesi vakaları ile karıştırılabilir. Deri şarbonu nadiren kan zehirlenmesine neden olur.
  • Enjeksiyon şarbonu:Yakın zamanda tespit edilen ve özellikle kuzey Avrupa’da eroin enjekte eden insanlarda görülen yeni bir şarbon türüdür.

Şarbon belirtileri

Deri şarbonu belirtileri

  • Yüz, boyun, kol veya ellerde kaşıntıya neden olan küçük kabarcık veya şişlik
  • Yaraların etrafında ödem
  • Küçük kabarcıklardan sonra görülen siyah merkezli ağrısız cilt ülseri
  • Kara çıban görünümlü cilt yaraları
  • Boğaz ve yakındaki lenf bezlerinde şişme

Akciğer şarbonu belirtileri

  • Birkaç gün sürebilen boğaz ağrısıhafif ateş, halsizlik ve kas ağrıları (grip gibi)
  • Hafif göğüs rahatsızlığı, nefes darlığı
  • Kanlı tükürme, ağrılı yutma, öksürük
  • Sersemlik veya baş dönmesi
  • Mide bulantısı, kusma veya mide ağrıları
  • Baş ağrısı, aşırı Terleme
  • Aşırı yorgunluk, vücut ağrıları
  • Hastalık ilerledikçe yüksek ateş, solunum problemi, şok ve menenjit

Sindirim sistemi şarbonu belirtileri

  • Ateş, titreme ve iştah kaybı
  • Boyun ve boyun bezlerinin şişmesi
  • Boğaz ağrısı, ağrılı yutma, ses kısıklığı
  • Bulantı ve kusma, özellikle kanlı kusma
  • Baş ağrısı, Karın ağrısı
  • Kızarma (kırmızı yüz) ve kırmızı gözler
  • Bayılma, karın şişmesi (mide)
  • Hastalığın sonraki aşamalarında şiddetli, kanlı ishal

Şarbon teşhisi

  • Cilt testi: Cilt şarbonunun teşhisi için yapılır. Ciltteki şüpheli bir lezyondan sıvı örneği ya da küçük bir doku örneği (biyopsi) alınıp incelenir.
  • Göğüs röntgeni veya bilgisayarlı tomografi (CT) taraması: Akciğer şarbonunu teşhis etmek için göğüs röntgeni veya bilgisayarlı tomografi yapılabilir.
  • Dışkı tahlili:Sindirim sistemi şarbonu tanısı için dışkı örneği ile yapılır.
  • Endoskopi: Sindirimi sistemi şarbonu tanısı için yemek borusu ya da bağırsaklara endoskopi yapılarak kesin teşhis konur.
  • Lomber ponksiyon (belden sıvı alma): Bu testte spinal kanalına iğne takılır ve az miktarda sıvı çekilir. Genellikle şarbon menenjiti tanısını doğrulamak için yapılır.
  • Kan tahlili:Alınan kan örneğinde antraks bakterilerinin mevcudiyeti araştırılır.

Şarbon tedavisi

Son zamanlara kadar penisilin şarbon tedavisinde seçkin ilaç olarak önerilirdi. Ancak günümüzde penisilin genellikle doğal olarak oluşan şarbon olgularında tercih edilse de, penisiline dirençli türlerin yaygınlaşması nedeniyle artık ilk tercih değildir. İlaç seçimi yapılmadan önce mutlaka antibiyotik duyarlılık testi sonuçlarına bakılarak karar verilmelidir.

Hastalığın tüm formlarının başlangıç ampirik(Hastalıkların sebebini ve ne olduğunu, ilaçların hastalıktaki rolünü ve etki şeklini bilmeden yalnız gözlem ve denemelere dayanılarak yapılan tedavi şekli) tedavisinde siprofloksasilin veya doksisiklin önerilmektedir. İnhalasyonel anthrax’ın son olguları siprofloksasilin + rifampisin + klindamisin kombinasyonu ile başarı ile tedavi edilmiştir. Klindamisin toksin üretimini azaltması nedeniyle kombine tedavi de yer alması uygun olacaktır.

Antibiyotikler: Her türlü şarbon enfeksiyonu, damar içi antibiyotikler (damardan verilen ilaç) dahil olmak üzere antibiyotiklerle tedavi edilebilir. Penisilin tedavide seçilecek ilk antibiyotiktir. Bir kişide şarbon belirtileri varsa tam iyileşme şansına sahip olmak için mümkün olduğunca çabuk tıbbi bakım alması gerekir.

Antitoksin: Vücutta şarbon toksinleri salındıktan sonra olası bir tedavi antitoksindir. Antitoksinler vücuttaki antraks toksinlerini hedef alır. Doktorlar antitoksini diğer tedavi seçenekleriyle birlikte kullanırlar. Bu ilaçlar hala deneysel olarak kabul edilmektedir. Bu tedaviler ancak erken teşhis söz konusu ise etkilidir, hastalık ilerlediği takdirde hasta yoğun bakım ünitelerinin olduğu hastanelere yatırılır.

 

Şarbon aşısı

Şarbon aşısı canlı bakteriler içermez ve enfeksiyona yol açmaz. Hem cilt hem de akciğer şarbonuna karşı koruma sağlamaktadır. Ancak genel bir şarbon aşısı uygulaması yoktur. Aşı daha çok enfekte olan hayvanlar ile el teması olanlara, belirli laboratuar çalışanlarına ve bazı askeri personele önerilir. Ayrıca şarbon hastalığı geçirenlere de şarbon aşısı yapılabilir. Altı ayda bir yapılan üç aşı etkili bir koruma sağlar. Aşı alerjik reaksiyon yapabilir.

Şarbondan korunma yolları

  • Şarbon bakterileri toprakta yıllarca yaşayabilir. Bu nedenle şarbon hastalığının yaygın görüldüğü bölgelerde hayvanlara aşı yapılmalıdır.
  • Hayvanlarda şarbon vakasına rastlanıldığında kesinlikle sağlık birimlerine haber verilmeli ve bölgenin karantina altına alınması sağlanmalıdır.
  • Karantina süresi sona ermeden hayvanlar kesilmemeli ve etleri tüketilmemelidir.
  • Şarbonlu olduğundan şüphelenilen veya şarbondan ölen hayvanlar asla kesilmemeli, derisi ya da postu yüzülmemelidir.
  • Şarbondan ölen hayvanlar yakılarak imha edilmeli ya da yaklaşık 2 metre derinliğinde çukurlar açılıp üzerlerine sönmemiş kireç dökülerek gömülmelidir.
  • Hasta hayvanların bulundukları yerler ve taşındıkları araçlar dezenfekte edilmelidir.
  • Hasta hayvanların temas ettiği yemlikler ve gübreleri yakılarak imha edilmelidir.
  • Şarbonun yaygın olduğu bir ülkeye seyahat edildiğinde mümkün olduğunca hayvan ve hayvan derileriyle temastan kaçınmalıdır. Ayrıca iyi pişirilmemiş et yenmemelidir.
  • Hayvanlar ve ürünleriyle temasta olanlar beden temizliğine özen göstermelidir.
  • Çiğ ya da az pişmiş et yenmemelidir.

Şarbon olmuş hasta hayvan nasıl anlaşılır?

Şarbon bakterisi bazı durumlarda sığırın vücudunda hızla gelişip ölümle sonuçlanabilir. Böyle durumlarda hayvanda sendelenme, solunum güçlüğü, ayakta duramama, titreme, halsizlik, titreme ve yere düşerek kısa sürede ölüm gözlenir. Ölümden önce ve sonra burun ve anüsten kanlı bir akıntı gelir. Sığırın direnci yüksekse vücut ısısı artar ve hayvan 3-4 gün içersinde ölür. Gözlenen diğer belirtiler ise sinirlilik, huzursuzluk, iştahsızlık, kabızlığın ardından kanlı ishal ve idrardır. Ölüm sertliği tam değildir ya da hiç yoktur.

Şarbonlu et nasıl anlaşılır?

Şarbon nedeniyle ölmüş olan yada hasta olduğu halde kesilip satılan hayvanların etlerinde bazı farklılıklar vardır. Şarbonlu hayvanların etlerinde çok çabuk bir kokuşma görülür. Şarbonlu etlerin çeşitli yerlerinde ödemler ve kabarmalar görülebilir. Hayvanın derisi yüzüldüğünde deri altı damarları çok dolgundur, kesilen damarlardan siyah kan gelir. Şarbonlu hayvanın kanı çok koyu renktedir ve pıhtılaşmaz. Ancak hava ile temasta bir süre sonra rengi kızarır ve pıhtılaşmaya başlar. Karaciğer, böbrekler ve dalakta ciddi oranda şişme ve büyüme vardır. Şarbonlu etin kesilen yüzü koyu renktedir, içinden katran gibi bir kan sızar. Şarbonlu hayvanların etlerinin ve süt gibi ürünlerinin satılması kesinlikle yasaktır. Hasta hayvanlara dokunmak ya da şarbonlu et yemek çok tehlikelidir.

 

BENZER KÖŞE YAZILARI

YORUMLAR

Henüz hiç yorum yapılmamış.

DİĞER YAZILARI

YETİŞKİNLİK DÖNEMİ(35-65 YAŞ)

YETİŞKİNLİK DÖNEMİ(35-65 YAŞ)   YETİŞKİNLİKTE FİZİKSEL GELİŞİM -40-59 yaşları arasındaki dönem görme açısından en keskin...

Ocak 27, 2019

Bende çok duygulandım

Hindistan,Afganistan,Pakistan ve yörelerinde yaşayan Türk leri araştırırken bir röportaja rastladım “Hindistan’da bir Türk Prenses” merak...

Kasım 1, 2018

DİYABET (ŞEKER) HASTALIĞI NEDİR ? TANI VE TEDAVİ YÖNTEMLERİ

ŞEKER HASTALIĞI(DİABETES MELLİTUS) NEDİR?NASIL TEDAVİ EDİLİR? Şeker Hastalığı Diyabet halk arasında bildiğimiz adıyla şeker hastalığı,...

Ekim 28, 2018

Nereden…nereye….

Türkiye’ye Rehin Verilen Fransız Donanması Bu emsalsiz rehin Kanunî devrindedir ve 1553 yılı 1 Şubat...

Ekim 16, 2018

Bir Milattır 12 Eylül

Bu yazı 12 Eylüllerde Vatana siper olmaya giderken, yolu darağacına düşen güzel milletimin evlatlarına adanmıştır....

Eylül 12, 2018