Tarihin piskolojisi

Temmuz 3, 2017, 5:37 am 334 izlenme

Efendim ben türk tarihçiliğinde eksik bulduğum nokta piskolojidir.tarih yazıcılar devrin sosyal siyasal kültürel hatta ekonomik şartlarını anlatırlar gel gelelim piskolojik atmosferinden,karar alıcıların nasıl bir ruh hali içinde oldukları hangi ihtiyaçlardan dolayı bu kararları aldılar hep eksiktir. Kur-an gerçekten anlamak istiyorsanız.esbabı nüzul ile okumalısınız,yani ayetlerin nüzul etme sebebleri,hangi htiyaçtan doğduklarını daha sonra o dönemin sosyal kültürel yapısını,tarihini de öğrenirseniz her şey kafanızda yerli yerine oturmaya başlar.

Konuyuda fazla dağıtmadan asıl gelmek istediğim konu türk modernleşmesi neden?hangi ihtiyaçlardan doğdu?bir bütün olarak okunmadığında.aynı kur-an da olduğu gibi birbirinden kopuk metinler olarak karşınıza çıkar. Bir fransız düşünür tüm medeniyetler namlunun ucundan doğmuştur der.yani bilim ve teknolojik gelişme önce ordu da başlar. Bizim modernleşme çabamızda hep askeri ihtiyaçlardan başlıyor.gel görki orduda sürekli ıslahatlar yapılıyor her 10-20 yıl da yurt dışından sürekli askeri uzmanlar getiriliyor savaş meydanlarında yenilginin önüne bir türlü geçilemiyor.neden?çünki bir icatlar çağındasınız sürekli askeri silah ve malzemeler değişiyor,bunlar değişince bütün harp stratejileride ık mühendisler çağındasınız sadece ordunuzu modernleştirmeniz yetmiyor toplumuda bu yeni çağa uydurmak dönüştürmek zorundasınız.modern okullar fabrikalar akademiler kurmak zorundasınız.işte zurnanın zırt dediği yer burasıdır.monarşiler çağında toplumu dönüştürdüğünüzde bunların sosyal siyasal sonuçları oluyor.nitekim geç kalınmış,yetersizde olsa tanzimatla başlayan eğitim seferberliği okulların yurt sathında yaygınlaşmasından önce meşrutiyet sonra cumhuriyet doğuyor. Bundan 150-200 yıl öncesi aydınların metinlerini okuduğunuzda doğu neden batı karşısında yenildi?sorunlar neydi?bunların hepsini tespit etmişler gel gör ki bu tespit edilen sorunları düzeltebilecek eyleme geçirebilecek kimse çıkmamış çünkü ülke yöneticileri için toplumu dönüştürmek içinde çok büyük riskler barındırır,hatta bu uğurda kellesi giden,nice krallar,padişahlar vardır. Işte 250 yıllık Türk modernleşmesinde bütün bu riskleri alan hem orduyu hemde toplumu dönüştürmeye çalışan, bunu eyleme geçiren tek bir lider çıkmış,oda ulu önder Gazi Mustafa Kemal Atatürk.o da her doğulu devrimci lider gibi bu dönüşüme şiddeti bir dirençle karşılamış,isyanlar,gerici ayaklanmalar,monarşister,hilafetçiler ws uğraşmış.ahmet hamdi tanpınar cumhuriyet bir uygarlık kriziyle başladı der,el hak doğrudur asırlardır uyuyan.bir toplumu uyandırmak için derinden bir sarsmak gerekir. Işte mustafa kemal toplumu böyle sarsmış asırlık uykusundan uyandırmaya çalışmıştır. Bugünde mesele aynı değilmi?bütün sorunları tespit ediyoruz her şey ortada,söz konusu gelin bu durumu değiştirelim dediğinizde müthiş bir dirençle karşılaşıyor sonunda pes edip köşemize çekilmiyormuyuz?gözümüzün önünde tüm insan birikimimiz heba olmuyor mu?zaman ve tarih akıp giderken çaresizce seyretmiyormuyuz? Türk devlet kurucuları savaştan savaşa koşmuş zaferler yenilgiler,kan ve barut içinden geldikleri sorunları bizzat yaşadıklarından gerçekçi bir zemin üstünde yükseltiler cumhuriyeti. Buna direnç gösteren dinci yapılanmalar hiç bir zaman ne devlet yöneticiliği nede bu bağlamda hiç bir sorumluluğun altına girmediklerinden bir hayal dünyası içinde geçmişin romantik şaşalı zafer ve fetihlerinin üzerine oturmuş bir karşı muhalefet oluşturdular buna uygun yalanlarla dolu paralel bir tarih,okullar,cemaatler ,tarikatlar oluşturdular ve bunlar bugün iktidarda.sonuçlarını görüyoruz. Lafı fazla uzatmıyayım bizler tarih okuyucuları tarihin piskolojisini anlamalıyızki her şeyi yerli yerine oturtabilelim yoksa devletin milletin bekası gibi içi boşaltılmış hiç bir anlam ifade etmeyen değerleri kullanarak bu hayal dünyası içinde yaşayıp yetişen karşı devrimcilerin kucağına oturursunuz ki işte o zaman devletin,milletin gerçek beka sorunu başlar. Çünkü yaşadığımız coğrafya Anadolu.romantizmi,hayalciliği kaldıracak bir coğrafya değil.! Kemal Tahir’in dediği gibi:burası Anadolu,bu topraklar ya su ister ya kan…

BENZER KÖŞE YAZILARI

YORUMLAR

Henüz hiç yorum yapılmamış.

DİĞER YAZILARI

Tarihin piskolojisi

Temmuz 3, 2017

Necdet Sancar’ı bu sebeple çok sevdim

Necdet Sancar ağabey Atsız hocanın yanında hep ikinci plana atılır hatta hatırlanmaz bile.. Sancar ise...

Ekim 7, 2017

Ferhat Kırılmazoğlu yazmış,Ben köşeme taşıdım

Büyük dedem Seyit Ahmet Çavuş farklı cephelerde 11 yıl savaşır. Balkan harbinden hemen önce terhis...

Eylül 30, 2017

Rüzgarınız bol olsun… !

Aslında benim dūnden beri bir bakıma söylemek istediğim ; Kerkük ve Türkmen meselesi, sadece iktidarın...

Eylül 28, 2017

Hüseyin Sözer-Hz. Hüseyin, Kerbela ve Türkler

14 asır evvel Kerbelâ’da dünya tarihinin en büyük trajedisi sergileniyordu. Binlerce kişilik ordusuyla Yezid (lanet...

Eylül 28, 2017

Kerkük’e de gidilir, Gazze’ye de ama bu şekilde değil !

Ülkücüler, Devlet Bahçeli’nin gerektiğinde siyasi figüranı ve milliyetçi oyları toplama taşeronu olmak zorunda değiller… Devletin...

Eylül 28, 2017